Fırtına Nasıl Çıkarılır? (Ama Biraz Eğlenceli Bir Yolla)
Herkese merhaba! Bugün, hayatın bazen ne kadar çılgınca olabileceğini, fırtınaların nasıl çıkabileceğini, hem de İzmir’in sıcağında, sıcak bir çay eşliğinde yazıyorum. Evet, doğru okudunuz: “Fırtına nasıl çıkarılır?” sorusunu ele alacağız. Ama öyle sıradan bir şekilde değil; biraz mizah, biraz da düşünce fırtınasıyla.
Çünkü fırtına çıkarmak öyle sadece rüzgârı kuvvetlendirmekle olan bir şey değil. Bu iş biraz sanattır, biraz da şans. Neyse, lafı fazla uzatmadan başlıyorum!
—
Fırtınanın Anatomisi: Nasıl Başlar?
Fırtına dediğimizde aklınıza ilk gelen şey muhtemelen gök gürültüsü, şimşek, kasırga falan oluyor. Ama durun, bir saniye. Aslında bir fırtına çıkarmak, biraz da insanın iç dünyasında başlar. Yani, dışarıda değil, içeride. Tabii ben de hepiniz gibi şu an kafamda şimşekler çakarken, bu yazıyı keyifli bir şekilde yazmaya devam ediyorum.
Şöyle bir şey düşünün: Bir gün ofiste, biraz sıkılmışken bir arkadaşınız gelip size “Bugün fırtına koparacak bir şey var mı?” diye soruyor. Siz de başlıyorsunuz, böyle kafanızda “nasıl fırtına çıkarırım” sorusunun cevabını aramaya. Şimdi, bu tür bir an, bir fırtına anıdır!
İçsel Fırtına: Mesela, işe başlamadan önce geç kaldığınız sabah, ayaklarınızı hızla yere vururken içsel bir fırtına patlatabilirsiniz. Ama dışarıdan bakıldığında hiçbir şey değişmez. Yani, dışarıdaki dünyada sadece bir çayı karıştırıyorsunuz, ama kafanızda zaten bir fırtına kopuyor.
Bazen bir anlık sinir, bazen de mutlu bir haberle bir fırtına çıkarabilirsiniz. “Fırtına nasıl çıkarılır?” sorusu aslında burada devreye giriyor. Her şeyin başı, biraz da içsel dengedir.
—
Fırtına Nasıl Çıkarılır? Birinci Adım: Sabırsızlanmak
Bazen, bir fırtınanın patlak vermesi için biraz beklemeniz gerekir. Ama sabırsızlanmak da fırtınayı tetikler. Hepimizin bildiği gibi, her fırtınanın bir hazırlık aşaması vardır. Bu, gözle görünmeyen, ama fazlasıyla hissedilen bir şeydir.
Örnek: Şu an yazının başında sabırsızca “Fırtına nasıl çıkarılır?” diyorsanız, işte o hazırlık aşamasındasınız. Siz sabırsızlanırken ben de kafamda yazıyı şekillendiriyorum.
Bir arkadaşım var, adı Burak. Burak bir gün bana “Abi, akşam hava çok sıcak, ama biraz rüzgar var. Bu rüzgarla fırtına kopar mı?” diye sormuştu. Ben de ona, “Tabii ki, Burak, rüzgar küçükken biz ona kıyısından bir şarkı söylersek, o da biraz daha büyür, fırtınaya dönüşür” dedim. (Tabii ki, şaka yapıyordum ama Burak buna inanmıştı, ne yapalım, dostluk böyle bir şeydir.)
Burak’ın sabırsızlığı ve benim cevaplarım, içsel bir fırtınanın nasıl başladığını simgeliyor: Bir kıvılcım, bir tetikleyici, ve hemen ardından büyüyen bir etki. Kendi içsel fırtınalarınızda sabırsızlık, gerçekten her zaman etkilidir. Bir şey olmasını istiyorsanız, biraz içsel bir kasırga yaratın.
—
Fırtına Nasıl Çıkarılır? İkinci Adım: Yavaşça Gelişen Gerilim
Fırtınalar ne zaman çıkmaya başlar? Gerilim ne zaman arttığında? Her şey, ama her şey, o anki ruh halinizle başlar. Dışarıda yoğun yağmur düşerken, siz kendinizi mutfakta bir fincan çay yaparken bulursunuz. O sırada, camın ardında güneş açıyordur. İşte tam bu anda fırtına başlar. Fırtına, aslında “gerilim” demektir.
İçsel Gerilim: Sabah işe gitmek için geç kaldığınızda, ne kadar soğukkanlı olursanız olun, bir yerde bir gerilim oluşur. O kadar sabırla bekleseniz de içsel fırtına patlamak üzeredir. “Yine mi ben geç kaldım?” diye sorarsınız, iç sesiniz “Evet, yine!” der. Birkaç saniye içinde ise başlar bir kasırga. Sadece gecikmekle kalmazsınız, aynı zamanda bu fırtına, ilerleyen saatlerde birkaç hata daha yapmanıza neden olur.
Bazen, küçük bir adım bile içsel fırtınayı büyütür. Aşağıya inip, caddede yürürken hiç tahmin etmediğiniz bir ses duyar ve birden her şey değişir. Birinin “İyi misin?” demesi, bazen bir kasırga kadar büyük bir etki yapar.
—
Fırtına Nasıl Çıkarılır? Üçüncü Adım: Bazen Olanlar Olur, Yine de Takma
Bazen fırtına çıkarmanın en iyi yolu, hiçbir şey yapmamaktır. Bunu hepimiz biliriz, değil mi? Bir şeyler değişmek üzereyken, birden durur ve gözlerinizi kapatırsınız. Sadece durun, sakinleşin, ve içinizdeki tüm fırtınayı biraz yatıştırın.
Hikayemden Bir Kesit: Bir gün, İzmir’deki bir kafede arkadaşlarım ile oturuyorduk. Herkes farklı konularda gürültü yapıyordu, ama o an ben kafamda bir içsel fırtına yaşıyordum. Hangi kararı vereceğimi bilemiyordum. Yani, küçük bir kahve siparişi verirken bile bir fırtına çıkarabileceğimi düşündüm. Biraz daha “büyük” bir kararın eşiğindeydim. Ama sonra dedim ki, “Bunu çözmek için bekle!” ve birden her şey yavaşladı. O fırtına yerini sakinliğe bıraktı.
—
Fırtınaya Veda: Sonuçta Ne Öğrendik?
Fırtına çıkarmak, bazen bir içsel tecrübeyi anlamakla, bazen de yanlış zamanda söylenen bir kelimeyle ilgilidir. Fırtınayı başlatmak, aslında bir anı büyütmek demektir. Kim bilir, belki de sabah kahvaltınızda bir tartışma çıkarmak için bile yeterince bahaneniz vardır. (Ama bunu yapmayın, gerçekten çok gereksiz olur.)
Sonuç olarak, fırtınanın nasıl çıkacağı tamamen sizin elinizde. Her fırtına, bir anlık bir kararın sonucu olabilir. Şimşek çakarken gülümsemek, yağmur altında dans etmek, bazen en güzel fırtınadır.
Fırtına çıkarmak bir sanat ve sabır işidir, ama unutmayın, bazen sakin kalmak da bir fırtına kadar etkilidir!
—
İşte, böylece İzmir’in sıcağında bir fırtına nasıl çıkarılır, onu öğrendik. Sizin de içinizde bir fırtına varsa, onu yaratma zamanıdır!