Su Aygırı Dişisine Ne Denir? Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Perspektifinden Bir Felsefi Tartışma Felsefe, genellikle insanın evrendeki yerini sorgulamakla başlar. “Su aygırı dişisine ne denir?” gibi bir soru, görünüşte basit ve anlaşılır olabilir. Ancak, derinlemesine incelendiğinde, dil, etik, bilgi ve varlık üzerine felsefi bir tartışma açabilir. Bu yazı, bu soruya sadece dilsel bir yanıt aramakla kalmayacak, aynı zamanda epistemolojik, etik ve ontolojik bir bakış açısıyla da konuya yaklaşacaktır. Filozofların bakış açısıyla her şey, yalnızca nesnel bir gerçeklik değil, aynı zamanda anlam ve değerler üzerinden şekillenir. Etik ve Dilin İlişkisi Felsefede etik, doğru ve yanlış, iyi ve kötü gibi kavramlarla ilgilenir.…
8 YorumYazar: admin
Savurganlık Yapmak Ne Demek? Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Perspektifinden Bir Felsefi İnceleme Felsefe, insanın varoluşu, değerleri, bilgisi ve ahlaki sorumlulukları hakkında derin düşüncelere dalmayı gerektiren bir disiplindir. Bir filozof olarak, kavramların derinliklerine inmeyi severim. Bu yazıda, “savurganlık yapmak” kavramını ele alarak, bu eylemin etik, epistemoloji ve ontoloji gibi temel felsefi perspektiflerden nasıl bir anlam taşıyabileceğini inceleyeceğiz. Savurganlık, genellikle israf veya aşırı harcama olarak tanımlanır, ancak bu kavramın içeriği yalnızca maddi tüketimle sınırlı değildir. Bu yazı, savurganlık eyleminin doğasına, bireysel sorumluluklara ve toplumsal normlara dair daha derin bir düşünsel yolculuğa çıkmanızı sağlayacak. Etik Perspektifinden Savurganlık: Ahlak ve Bireysel Sorumluluk Savurganlık, etik…
Yorum BırakKarnabahar Neye İyi Gelir? Saraçoğlu’nun Bakış Açısıyla Şifalı Bir Yolculuk Mutfağımızda çoğu zaman sade bir garnitür olarak yer alan karnabahar, aslında doğanın bize sunduğu en güçlü şifa kaynaklarından biridir. Onu sadece bir kış sebzesi olarak görmek, bu mucizevi bitkinin potansiyelini küçümsemek olur. Gelin, Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu’nun önerileri ışığında, karnabaharın bedenimize ve sağlığımıza nasıl dokunduğunu hem bilimsel verilerle hem de gerçek hayattan örneklerle keşfedelim. Küçüklüğümüzden Beri Bildiğimiz O Tanıdık Lezzet Karnabahar, çoğumuzun çocukken burun kıvırdığı ama büyüdükçe değerini anlamaya başladığı bir sebzedir. Düşünün, anneannenizin mutfağında mis gibi karnabahar kızartması ya da sofraya gelen zeytinyağlı karnabahar yemeği… Aslında her lokmada…
Yorum BırakRıfk Ne Anlama Gelir? Felsefi Bir Bakış Açısıyla İnceleme Felsefe, dilin gücünü ve anlamını derinlemesine irdelemeye odaklanır. Her kelime, bazen sadece bir işaret, bazen de insanlık tarihinin birikimiyle şekillenmiş bir anlam dünyası taşır. “Rıfk” kelimesi, tam olarak böyle bir anlam yüklü terimdir. Türkçeye Arapçadan geçmiş olan bu kelime, ilk bakışta “yumuşaklık” ve “merhamet” gibi anlamlarla ilişkilendirilebilir. Ancak bu kelimenin felsefi derinliği, onu etik, epistemolojik ve ontolojik perspektiflerden incelemeyi gerektirir. Rıfk, sadece bir davranış biçimi değil, insanın varoluşuyla ve toplumla olan ilişkisini de sorgulayan bir kavramdır. Rıfk ve Etik Perspektif Etik, doğru ve yanlış, iyi ve kötü gibi kavramları tartışan bir…
4 YorumKarkas Et Ne Kadar Fire Verir? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Derinlemesine Bir Bakış Bir hayvanın kesiminden soframıza ulaşan etin hikâyesi, çoğumuzun sandığından çok daha karmaşık. Bu yolculuk sadece üretim zincirinin teknik bir parçası değildir; aynı zamanda kültürlerin, ekonomik sistemlerin ve tüketim alışkanlıklarının bir yansımasıdır. “Karkas et ne kadar fire verir?” sorusu da bu açıdan yalnızca sayısal bir hesap değil, aynı zamanda dünyanın farklı yerlerinde gıdaya nasıl değer verildiğini anlamak için güçlü bir mercek sunar. Karkas Et ve Fire Kavramı: Temel Tanım Öncelikle “karkas” ve “fire” kavramlarını netleştirmek gerekir. Karkas, hayvanın kesiminden sonra derisi, iç organları, başı ve genellikle ayakları çıkarıldıktan…
Yorum BırakPeygamber Çiçeği Nerede Bulunur? Toplumsal Düzen ve Güç İlişkileri Üzerine Bir Siyasal Analiz Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen: Peygamber Çiçeği Metaforu Toplumlar, güç ilişkileriyle şekillenir. Bu ilişkiler, hem bireylerin yaşamlarını hem de toplumsal yapıları dönüştüren dinamiklerdir. Siyaset bilimci olarak düşündüğümüzde, bu güç ilişkileri kurumlar, ideolojiler ve vatandaşlık anlayışlarıyla derinlemesine bağlantılıdır. Tıpkı doğadaki bir çiçeğin, büyümesi ve gelişmesi için belirli koşullara ihtiyaç duyması gibi, toplumlar da sağlıklı bir şekilde varlıklarını sürdürebilmek için belirli bir ortamda şekillenirler. Bugün, halk arasında “Peygamber Çiçeği” olarak bilinen bu bitkinin nereye ve nasıl büyüdüğünü sorgularken, aslında toplumsal yapıyı ve güç ilişkilerini de tartışmak istiyoruz. Peygamber Çiçeği’nin…
Yorum BırakKaç Çeşit Karate Var? — “Sayı Fetişini” Bırakıp Öz’e Bakmanın Tam Zamanı! Kısa cevap: Tek bir rakam yok. Birkaç ana damar (Okinawa kökleri, Japon ana akım, tam temas/knockdown ve modern hibritler) ve onların sayısız alt stili var. “Kaç çeşit karate var?” sorusunu tek bir sayı ile kapatmaya çalışmak, okyanusu kovaya sığdırmaya benzer. Giriş: Net Konuşalım—Rakamlar Konforludur, Gerçekler Karmaşık Karate dünyası, etiket sevmeyi çok sever: “X-ryu”, “Y-kai”, “Z-kan”… Biri çıkıp “Kaç çeşit karate var?” diye sorduğunda çoğu kişi ya dört büyük stili sayar ya da yüzlerle ifade edilen bir yelpazeye işaret eder. Benim güçlü görüşüm şu: Bu soruyu sadece sayıya indirgemek,…
Yorum BırakKararsız İnsanlar Zeki midir? Geleceğin Düşünsel Dönüşümünde Bir Beyin Fırtınası Hayatın dönüm noktalarında, her adımda bir seçimle karşı karşıya kalırız. Peki ya o anlarda karar vermekte zorlananlar… Onlar gerçekten zayıf ve yönsüz mü, yoksa geleceğin en güçlü fikir mimarları mı? Bu yazıda, kararsızlığın zeka ile olan ilişkisini sorgularken, geleceğin toplumsal, teknolojik ve insani dinamiklerine dair birlikte düşünelim. Belki de “kararsız” dediğimiz insanlar, aslında geleceğin en vizyoner zihinlerine evriliyorlardır. Kararsızlık: Zeka Eksikliği Değil, Zeka Çeşitliliğinin Bir İşareti Kararsız insanlar, yüzeyde güven eksikliği ya da cesaretsizlik gibi algılansa da derinlemesine bakıldığında bu durum, zeka çeşitliliğinin ve bilişsel karmaşıklığın bir göstergesi olabilir. Çünkü…
Yorum BırakKasırga mı Daha Güçlü, Yoksa Hortum mu? Bir Antropolojik Perspektif Doğanın gücü, insanlık tarihinin en eski ve en derin sembollerinden biridir. İnsanlar, doğanın bu kuvvetli fenomenlerine nasıl yaklaşacaklarını, bu fenomenlerin çevrelerinde nasıl anlamlar oluşturduğunu, nasıl korku ve hayranlık uyandırdığını zamanla keşfetmişlerdir. Bir antropolog olarak, farklı kültürlerin doğa olaylarına bakış açılarını anlamak, bu güçlerin toplumsal yapılar, ritüeller ve kimlikler üzerindeki etkilerini incelemek benim için her zaman büyüleyici olmuştur. Çünkü doğa, sadece bir tehdit değil, aynı zamanda kültürel bir anlam taşıyan bir varlıktır. Bugün, kasırga ve hortum gibi doğa olaylarının güçlerini inceleyeceğiz. Bu iki doğa olayı, birbirlerinden farklı boyutlarda felakete yol açan…
Yorum BırakKarabatak Kime Denir? Derinlere Dalıp Yüzeye Dönenlerin Hikâyesi “Bazı insanlar vardır… Kaybolurlar. Günlerce, haftalarca görünmezler. Sonra bir sabah sanki hiçbir şey olmamış gibi ortaya çıkarlar.” İşte biz onlara “karabatak” deriz. Ama bu kelime sadece bir kuşu ya da bir deyimi anlatmaz; aynı zamanda bir insan hâlini, bir yaşam tarzını, bir iç dünyayı temsil eder. Bugün sana bir hikâye anlatacağım. Belki kendini bir yerinde bulursun, belki de yıllardır merak ettiğin birini anlamaya başlarsın. Derinlere Dalıp Sessiz Kalanlar: Karabatak İnsanlar Bir kasaba düşün… Küçük, sade, sessiz. İşte o kasabada yaşayan iki dost var: Emir ve Elif. Emir çözüm odaklı, planlı ve stratejik…
Yorum Bırak